Kuzey ve Batı Sicilya: Palermo, Trapani, Erice, Cefalu ve Egadi Adaları

Akıllarda Mafya filmleri ile yer eden Sicilya, yemekleri, şarapları, tarihi, kültürü ile bir cennet. Araplar, Normanlar, Yunanlar, İtalyanlar gibi pek çok kültürün izlerini taşıyan Sicilya adasında hem yapacak hem görecek çok şey var.

IMG_0523

Okumaya devam et

Reklamlar

Karadağ: Herceg-Novi, Kotor ve Perast

Karadağ birkaç yıl öncesine kadar Güney Adriyatik’in en sakin ve el değmemiş sahillerine sahipti. Sırbistan’dan ayrılıp bağımsız bir ülke olmasından sonra hızla keşfedilen ve turizm patlaması yaşayan Karadağ’ın küçük sahil kentleri hala komşu ülkelerdeki pek çok kente göre nispeten sakin ve güzel. Novi-Herceg (veya Türkçe adıyla Yeni Hersek) ve Kotor ülkenin Güney Batısında bulunan birbirinden güzel iki küçük şehir.

monte

Okumaya devam et

Atina: Akdeniz’in Keyif Başkenti

Sıcak, canlı ve hareketli kentleri sevenlerin Atina’yı sevmemesi mümkün değil. Atina diğer bazı Avrupa kentleri gibi dış güzelliği ile değil, enerjisi, hayattan keyif almayı bilen insanları ve mükemmel yeme içme imkanları ile etkileyici olan kentlerden. Biz de Atina seyahatimizi yazarken  hakkında çokça bilgi ve rehber bulabilecek anıt ve tarihi eserleri kısa geçip, şehirde dolaşırken hoşumuza giden mahalleleri ve mekanlara daha fazla yer verelim dedik.

polis11

Okumaya devam et

İtalya’da Küçük bir Katalonya: Alghero ve Kuzeybatı Sardinya

Akdeniz’in Sicilya’dan sonra en büyük ikinci adası olan Sardinya, doğası, iklimi, masmavi denizi ve Avrupa’nın en iyileri arasında olan kumsalları ile çoğu İtalyanın bir gün en çok yerleşmek istediği yerlerden. Bu sessiz sakin ve güzel adada pek çok İtalyan politikacı ve sanatçının yazlıkları var. Akdeniz’in ortasında güzel bir konumu olan Sardinya’da, tarih boyunca bu adada yaşayan İtalyanlar, Araplar, Katalanlar, İspanyollar ve Fransızların tümünün kültürel etkileri var. Bu zengin kültürel karışım adanın mutfağını ve insanlarının karakterini de etkilemiş.

algherogenel

Okumaya devam et

Kanarya Adaları – Gomera

Bu yazının kısa ve farklı bir versiyonu Hürriyet Seyahat’in 28 Ocak 2013 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşif yolculuğu öncesi mola verdiği son durak olan Gomera adası o kadar dağlık ve engebeli ki bir uçtan bir uca sadece 20 kilometre olan adayı katetmek iki saatten fazla sürebiliyor. Belki de bu nedenle dünyada kendi gramerine sahip ve koruma altındaki ıslık dilinin (silbo) konuşulduğu tek ada La Gomera. Gomera adasında yıl boyunca yağmurun eksik olmadığı sık ormanlar ve sürekli güneşli sahil bölgeleri ile yüzölçümünden beklenmeyecek bir iklim ve bitki çeşitliliğine sahip. Türkiye’de oldukça sevilen yazar Alain de Botton da bir röportajında Gomera adasını seyahatlerinde kendisini en çok etkileyen 10 yerden biri olarak saymıştı.

IMG_3183

Okumaya devam et

Kanarya Adaları – Tenerife

Tenerife adası İspanya’ya bağlı özerk Kanaryalar eyaletinin başkenti ve Kanarya Adaları içinde yüzölçümü ve nüfus olarak en büyük ada. Bu nedenle Tenerife adası, gemiyle diğer Kanarya adalarına ulaşım açısından da merkez alınabilecek bir yer. Adanın tam ortasında bulunan 3900 metre yüksekliğindeki El Teide dağı ve çevresindeki sık ormanlar nedeniyle adada çok farklı iklimler aynı anda yaşanıyor. Tenerife’nin ortasında yer alan dağlık bölgeler karlıyken, aynı anda adanın sahil bölgelerinde 30 derece sıcaklıkta deniz ve güneşin tadı çıkarılabilir. Tenerife sadece deniz-kum için değil aynı zamanda kültür, trekking, kanarya mutfağı gibi pek çok nedenden dolayı özellikle kışın tercih edilebilir.

IMG_3347

Okumaya devam et

Barcelona – La Barceloneta ve Sahil Bölgesi

Barcelona Avrupa’da bir kaç dakikalık kısa bir yürüyüşle sahile inip ince kumlu plajda denize girilebilen ender şehirlerden. La Barceloneta eski liman bölgesinden olimpiyat köyüne kadar uzanan sahil bölgesi ve plaja verilen genel isim. Bu bölgede hem turistlerin hem de Barcelonalıların gittiği pek çok restoran, cafe ve bar var. Herşey bir yana hiç bir vasıta kullanmadan şehir merkezinden plaja inebilmek güzel bir duygu.

Okumaya devam et