Kanarya Adaları – Gomera

Bu yazının kısa ve farklı bir versiyonu Hürriyet Seyahat’in 28 Ocak 2013 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşif yolculuğu öncesi mola verdiği son durak olan Gomera adası o kadar dağlık ve engebeli ki bir uçtan bir uca sadece 20 kilometre olan adayı katetmek iki saatten fazla sürebiliyor. Belki de bu nedenle dünyada kendi gramerine sahip ve koruma altındaki ıslık dilinin (silbo) konuşulduğu tek ada La Gomera. Gomera adasında yıl boyunca yağmurun eksik olmadığı sık ormanlar ve sürekli güneşli sahil bölgeleri ile yüzölçümünden beklenmeyecek bir iklim ve bitki çeşitliliğine sahip. Türkiye’de oldukça sevilen yazar Alain de Botton da bir röportajında Gomera adasını seyahatlerinde kendisini en çok etkileyen 10 yerden biri olarak saymıştı.

IMG_3183

Gomera adasında bugün UNESCO koruması altında olan ve okullarda öğretilen ıslık dili (Silbo) köylüler tarafından hala kullanılıyor. Islık dili, sarp dağların eteklerinde kurulu köylerde birbiri ile haberleşmek için bu dili kullanan Guanche yerlilerinden miras kalmış.

San Sebastian de la Gomera

Adanın en büyük şehri aslında bir kasabadan pek de büyük olmayan San Sebastian. Dağların arasında uzanan birkaç sokakta sıralanmış tarihi evler, birkaç kilise ve İspanyolların adaya yerleştiği ilk dönemden kalma birkaç askeri yapıdan oluşan San Sebastian karakterli ve keyifli bir küçük şehir. Şehrin simgelerinden olan Torre del Conde 1400’lü yılların başında adaya yerleşen ilk İspanyollar tarafından, Gomera’nın o dönem yerli halkı olan Guanche’lere karşı askeri amaçlı yapılmış.

IMG_3097

San Sebastian’ın merkezindeki liman bölgesinde deniz o kadar temiz ve balık o kadar bol ki, tekne ve kayıkların bağlandığı sığ yerlerde bile masmavi denizin içinde yüzen çeşitli ve büyük balıklar görülebilir. Kanarya Adalarında balıkların çeşitliliği ve renkleri etkileyici.

IMG_5455

Dağların arasına kurulmuş olan liman bölgesinde hem gün doğumu hem de gün batımı sırasında manzara mükemmel.

liman

Gomera’daki evlerin ve kiliselerin mimarisi de diğer Kanarya adalarından biraz farklı. Öyle ki bize daha çok İspanyol mimarisi ile Latin Amerika Hispanik mimarisi arasında bir geçiş formu olduğu izlenimi verdi.

IMG_3087

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden önce üç gemisi ve müretteabıyla bir süre San Sebastian de la Gomera’da konaklayıp su ve erzak almış. San Sebastian’da Kristof Kolomb’un konakladığı ve su aldığı iki ayrı ev bugün müze. Her iki ev de 600 yıllık, avlulu ve palmiye ağaçları içinde güzel Kanarya evleri.

IMG_3131

Valle Gran Rey (Kral Vadisi)

Adanın batı ucunda yer alan Kral Vadisi bölgesine başkent San Sebastian’dan uzun ve dağların içinden yapılan iki saatlik bir araba yolculuğu ile ulaşılıyor. Uzakdoğu’daki pirinç tarlalarını andıran ve genellikle muz yetiştirilen çok katlı vadi yamaçları ve palmiye ağaçları arasında uzanan Valle del Rey’in (Kral Vadisi) manzarası mükemmel.

IMG_3163

Vueltas denen liman bölgesi Valle Gran Rey’in turistik olan plaj bölgesine göre daha sakin. Burada dağların arasındaki küçük koyda bağlanmış rengarenk yüzlerce kayık ve oltayla dev balıkları çeken balıkçılar izlenebilir. Limanda ayrıca denize karşı oturup taze sardalya, mürekkep balığı ve deniz ürünleri yenebilecek güzel cafeler var.

IMG_5426

Guancheler

Guanche halkı Kanarya adalarının ispanyollardan önceki yerlileri imiş. 1400’lü yıllarda tıpkı İnkalar ve Mayalar gibi İspanyollarla yaptıkları savaşlar sonrası tarih sahnesinden silinmişler. Yine de pek çok yerde Guanche kültürünü hatırlatan izler var. Valle Gran Rey’de adanın ilk İspanyol kontunu öldüren Guanche şefi Hautacuperche’nin bir heykeli bile var.

IMG_3188

Agulo ve Hermigua Köyleri

Gomera’nın kuzeyinde Tenerife adası ve El Teide dağının muhteşem manzarasına sahip ve muz yetişitiriciliği ile geçinen iki dağ kasabası. 1600’lü yıllardan kalma muhteşem konaklara sahip bu kasabada 1970’lere kadar adanın en büyük festivali düzenleniyormuş. Agulo’nun en ilginç özelliği köyün yarısının dağ gölgesinde kalması nedeniyle sürekli karanlık ve serin, diğer yarısının ise sıcak ve güneşli olması. Köye 1800’lerde gelen gezginlerin bile dikkatini çeken daha ilginç bir özelliği ise köylülerin evlerini ve hatta meydanlardaki bankları bile güneşi değil dağ ve serin havayı görecek şekilde inşa etmeleri.

IMG_3226

Garajonay

Gomera adasının ortasındaki Garajonay milli parkında tüm yıl yağış alan serin, yağmurlu ve sık ormanlar ve keyifli yürüyüş rotaları var.

garajony

Yemekler

Gomera, daha büyük ve turistik olan Kanarya Adalarına nispeten uzak olması nedeniyle geleneksel Kanarya ürünleri ve yemeklerini denemek için iyi bir yer olabilir. Tabi yine de her kasabanın ana meydan ve caddesine turistler için açılmış restoranları atlatmak kaydıyla. Bu yemeklere güzel bir örnek: Gofio – yani mısır unununun kara lahana, ıspanak gibi sebzelerle karıştırılmasıyla yapılan bu çorba kahvaltıda dahi yeniyor.

IMG_3088

Brenusca Restoran

Her ne kadar San Sebastian’ın tam merkezinde ve biraz turistik olsa da, gayet sempatik bir ailenin işlettiği bu restoranda Gofio, Papas Arrugadas gibi tipik Kanarya yemekleri ve Wahoo, (Vieja) Papağan Balığı gibi Avrupa’da alışık olmadığımız balık türleri denenebilir.

IMG_3083

Yaşlılar Kültür ve Sanat Evi

Bize en ilginç gelen yerlerden biri de tüm dükkanların kapalı olduğu bir tatil günü yemek yiyecek yer ararken bulduğumuz San Sebastian yaşlılar klübü idi. Neredeyse tüm müdavimlerinin 70 yaş ve üzerinde olduğu bu ilginç mekanda, bir avlunun ortasında .çok özellikli olmasa da hiç fena olmayan ucuz et ve balık yemekleri yenebilir.

IMG_3259

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s