Londra – Batı ve Güney

Londra ile ilgili binlerce blog, seyahat günlüğü ve web sitesi var. Londra’da yapılabilecek/görülebilecekler ile ilgili kaynaklar neredeyse sınırsız olduğundan biz sadece Londra’da sevdiğimiz ve bulunmaktan hoşlandığımız yerleri kısaca anlattık. Bunu da şehrin daha çok bilinen Batı-Güney yakasıyla, daha az bilinen ve son yıllarda giderek daha da gelişen Doğu-Kuzey yakası olarak ikiye ayırdık.

londra

Tate Modern Sanat Muzesi kişisel tercih olarak Londra’da ilk önereceğimiz yerlerden olur. Modern sanattan hoşlananlar için saatlerce gezilebilecek dolu dolu bir mekan. Avrupa’nın en az 20 ülkesinde modern sanat müzelerini gezdikten sonra Tate’in aralarında açık ara en iyileri olduğunu söyleyebiliriz. Siz de bir bakın ve karar verin. Giriş ücretsiz.

tatemuzesi

Kişisel önerilerimizle başlamışken Portobello Market ve Notting Hill bölgesini de en başlarda sayabiliriz. Son yıllarda şehrin Kuzey, Doğu ve Güney bölgelerindeki daha az turistik ve ilginç açık hava pazarları daha çok biliniyor olsa da, Avrupa’nın en büyük ve eğlenceli açık hava pazarlarından biri olan Portobello Pazarını Londra’ya giden herkesin en azından bir kez görmesi lazım deriz.

prtoyolu

Notting Hill ve Portobello Road bölgesinde bakmaya doyum olmayan graffiti ve mural’lar da bolca var. The Clash’in solisti Joe Strummer anısına yapılan ve Notting Hill kitapçısının hemen ilerisinde bulunan bu mural benim en sevdiklerimden.

IMG_5280

Bizce pek bir numarası olmayan Notting Hill Kitapçısı, Hugh Grant ve Julia Roberts’ın oynadığı Notting Hill adlı romantik komedinin burada geçen sahnesiyle epey ünlenmiş. İşin ilginç tarafı filmde alınan kitabın John Freely’nin Strolling Through İstanbul adlı İstanbul ile ilgili kitap olması. Kitapçı birkaç yıldır kitap satmaktan ziyade sabah akşam burada fotoğraf çektiren Amerikalı, Japon, İspanyol ve dünyanın her yerinden teyzelerin doldurduğu bir yer.

IMG_5282

Çizgi romanlardan, özellikle de Texas ve Kaptan Swing’den Kırmızı Urbalılar olarak hatırladığımız İngiliz Kraliyet muhafızları Londra’nın alameti farikalarından. Londra’da kraliyete ait yapıların önünde nöbet tutuyor ve belirli saatlerde nöbet değiştiriyorlar. Nöbet değişimleri tam seyirlik.

ingilizmhafiz

Londra’nın iki katlı kırmızı otobüslerini ve tarihi kırmızı telefon kulübelerini hemen herkes bilir. İşte şehrin her iki alamet-i farikası da artık yavaş yavaş sadece turistik ve kültürel bir renk olarak kalmış durumda. Meşhur Routemaster otobüsleri artık sadece şehrin tarihi merkezinden geçen iki hat üzerinde hizmet veriyor.

londraotobus

Bilen bilir Londra denince ilk akla gelen şeylerden biri “Mind the Gap” anonsu ve yazısıdır. İlk defa gidenler ise metroyu bir kaç kez kullandıktan sonra ne demek istediğimizi anlayacaklar. Tabi ki bununla ilgili bir çok espri olduğunu söylemeye gerek yok.

IMG_5272

Covent Garden 1960’lara kadar meyve sebze hali iken, bugün şehrin tam ortasında kafeler, tezgahlar ve küçük dükkanlarla dolu hoşça vakit geçirilebilecek ve kolay ulaşılır bir bölge olmuş. Sadece adı kalmış olsa da eski Apple Market (Elma Pazarı) bölgesi günün her saati kalabalık ve cıvıl cıvıl.

elmapazari

Hyde Park ve içindeki Speaker’s Corner Londra’nın merkezinde görülebilecek ilginç yerlerden. İstedikleri her konuda içini döküp kalabalığa konuşmak isteyenlere tahsis edilmiş bu köşede günün her saati politikadan dini konulara kadar her konuda konuşma yapan insanları dinleyebilirsiniz. İşin şakasında olan da çokça var tabi ki.

DSC03227

Hyde Park’ın içindeki gül bahçeleri özellikle de güllerin açtığı mevsimde çok güzel.

rose

Ulusal Galeri (National Gallery) Londra’nın British Museum ile birlikte gezmekle bitmeyen devasa müzelerinden biri. Giriş ücretsiz. Bu İngiltere’de devlete ait müzelerde en sevdiğimiz uygulamalardan biri.

Het aangezicht van de National Gallery.

Burada yazmaya gerek var mı bilmiyoruz ama British Museum dünyanın koleksiyonu en zengin, en güzel müzelerinden biridir. Gitmemek görmemek olmaz.

britishmuze

60’lı yılların Swinging London akımının simgesi olan ve zamanında pek çok yeni modanın çıkış noktası olan Carnaby Street bugünlerde daha sakin ve normal olsa da mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Vakti zamanında Rolling Stones grubu üyeleri de burada bir dükkan açmış ve işletmişler.

carnabycaddesi

Thames’in Güney Yakasında bulunan London Eye geceleri ışıklandırılılan dev bir dönme dolap. Nehrin Güney taraflarını dolaşırken uğranıp bir göz atılabilir. Bizce şehrin karakterini yansıtma açısından çok da özel bir yapı değil.

The London Eye lit up in pink to mark the first International Da

Shakespeare’in oyunlarını sergilediği ve Avrupa’nın en eski tiyatrolarından olan Shakespeare Globe’da en azından bir oyun izlemek Londra’da yapılacak güzel şeylerden biri olabilir. Her ne kadar turistik olsa da tiyatronun kalitesi ve karakteri baki.

globe11

Her ne kadar bizce iyi mekanlar son yıllarda Kuzey ve Doğu Londra’ya doğru kaymış olsa da Londra’ya kısa süreliğine gelen ziyaretçiler için Londra’da ana akım gece hayatının merkezi SOHO bölgesi. Burada barlar ve pub’ların önü özellikle hafta sonları ve cuma geceleri tıklım tıklım dolu.

gece

Soho yakınlarında bulunan China Town (Çin Mahallesi) de Avrupa’daki örnekleri içinde en güzellerinden. Londra’da hatırı sayılır miktarda Çinli göçmen ve öğrenci bulunması burada çakma değil gerçek çin yemeği bulabilme imkanı da veriyor.

DSC00543

Oxford Street Londra’nın en işlek alışveriş caddesi. Bizce çok özel bir yanı yok. Günün her saati tıklım tıklım ve kalabalık. Türkiye’den genellikle alışveriş amacıyla Londra’ya gelenlerin en çok tercih ettiği yerlerden. Günün her saati Türkçe duyulabiliyor.

oxfordstreet

Bond Street Londra’nın diğer bir alışveriş caddesi. Yalnız Oxford Street’e göre çok daha tarihi, karakterli ve tabi ki pahalı. Pahalılık durumu sadece bizim gözlemimiz değil şöyle ki bu cadde 2012 yılında mağazalardaki fiyatlar açısından Avrupa’nın en pahalı caddesi seçilmiş. Şık ve tarihi pasajlar var. Jane Austen ve Virginia Woolf’un bazı romanları da mekan olarak bu caddede geçiyor.

DSC04666

Dünyanın ilk lüks departmanlı mağazalarından olan Harrods’un bizi çokça cezbetmese de Lady Diana ve Dodi Al-Fayed hikayesindeki yeri nedeniyle ilginç bir özelliği var. Mağazanın veliahtı olan Dodi Al Fayed 1997 yılında Prenses Diana ile birlikte şüpheli bir trafik kazasında ölmüştü. Bugün mağazanın içinde çiftin anısına hazırlanmış bir anı köşesi var.

DSC03280

Detay bir bilgi olsa da, faydalı olduğu için ilk defa gidenlere hatırlatalım. Aşağıda resmini gördüğünüz ve Londra’nın simgelerinden olan köprü pek çok zaman kafa karışıklığı yarattığı şekliyle London Bridge değil Tower Bridge. Yanlış yere gitmemekte fayda var.

towerkoprusu

Thames nehrinin güney yakasında bulunan Design Museum (Tasarım Müzesi) bizce şehirde gezilebilecek en güzel müzelerden biri.

DSC00331

Design Müzesine gelmişken şehrin güney yakasındaki, sakin ama güzel wharf bölgesi gezilebilir. Burası eskiden yoğun bir rıhtım ve dok bölgesiyken şu aralar oldukça sakin.

DSC00375

Daha önce bira üretim evi ve antrepo binası olarak da kullanılan Hay’s Galleria cam kaplı tavanı ve tarihi atmosferiyle güney yakasının güzel binalarından.

haysgeleri

Sir Arthur Conan Doyle’un yarattığı Sherlock Holmes tabi ki gerçek bir karakter değil. Ama Northhumberland Street’de Sherlock Holmes’ün adını taşıyan pub, Sir Arthur Conan Doyle’un ailesinin de yardımıyla Holmes atmosferini çok güzel yansıtan bir mekana dönüşmüş. Bir iki Ale içip soluklanmak için akılda bulunabilir.

sherlockpub

Portobello Road – Notting Hill bölgesinde hem usülünce mükelllef İngiliz kahvaltısı hem de sağlıklı (meyve, yoğurt vs) yenebilecek bir mekan olarak bölgede oturanların gittiği ve fiyatları da nispeten hesaplı olan Mike’s Cafe iyi sayılabilir. Sosisli, bacon’lu, fasülyeli mantarlı ingiliz kahvaltısı meraklısı için gayet tatmin edici.

IMG_5284

Yine Portobello Road taraflarında soluklanmak ve çay içmek için önereceğimiz mekan ise Charlie’s Portobello Road Coffee. Ağaçlar içinde gizlenmiş, huzurlu güzel bir mekan. Üç yıl arayla iki kere gittik ikisinde de memnun kaldık.

charlies

Tapped and Packed

Londra’nın Batı-Merkezinde İngiliz kahvaltısı dışında kahvaltılarda uzmanlaşmış, güzel bir mekan olarak Totenham Court Road’daki Tapped and Packed’i önerebiliriz. Özellikle çeşit çeşit kahveleri meşhur.

tappedpckdd

Biz her ne kadar gittiğimiz ülkelerde oranın yemeklerinden yemeye özel gayret sarfetsek de Çin Mahallesine yolu düşenlere Baozi Inn denen mekanı önerebiliriz. Bir kere burada içeride yemek yiyen herkesin Çinli ve öğrenci olduğunu artı bir puan olarak belirtmemiz lazım. İkincisi buranın modern iç dekorasyonu tema olarak Çin Devrimi ve Mao’yu almış. Duvarlarda Çin devrimi ile ilgili birçok poster, sembol ve duvar resmi görmek mümkün. Hem yemek yemek hem de etrafı seyretmek için ideal.

bziinn

Londra’da vakit geçirip de akşamları publara uğramamak olmaz. Londra’nın pub’ları hem iç tasarımları, hem de sundukları bira çeşitleri ile avrupanın bir çok ülkesine göre çok daha kaliteli ve karakterli mekanlar. Bunda İngiltere’de yerleşik pub kültürünün rolü de büyük. Özellikle farklı ve değişik tür biralar denemekten hoşlananlar için Londra (ve tüm İngiltere) ideal bir mekan denebilir. Londra’da önerilecek pub çok. Biz de farklı gidişlerimizde ellinin üzerinde mekanda bulunduk. Aslında belki de en iyisi sokaklarda dolaşırken gördüğünüz mekanlardan içeri girivermek. Yine de bir iki öneride bulunalım.

The Crown and Anchor

Birkaç şubesi olan zincir bir pub olsa da hiç fena sayılmaz. Yerleri oldukça merkezi. Biz Covent Garden’da bulunan şubesine gelip geçerken birkaç kez uğradık. Güzel Ale ve Stout çeşitleri var. Kapıda “Please Leave Quietly” (Lütfen Mekanı Sessizce Terkedin) yazıyor.

crownanchor

The Champion

Londra’nın yerlisi arkadaşımızın tavsiye ettiği konuşmaya ayarlı, müzik çalmayan, sessiz ve kendi halinde pub’lardan. Tarihi ve karakterli. Stout türünde Guinness’in rakibi Samuel Smith’in çeşitli biraları bulunuyor.

champion2

O’Neills

Londra pubları demişken araya bir İrlanda pub’ı da almak lazım. O Neill’s, Great Marlborough caddesinde Guinness başta olmak üzere İrlanda biraları satıp, kelt müzikleri çalan ferah ve güzel bir Irish Pub.

oneilllll

Royal George

Burası Eversholt Caddesinde gayet tipik bir İngiliz pub’ı. Lokasyon olarak oldukça merkezi. Bira çeşidi açısından çok zengin olmasa da Tommy Boy, Bishop’s Finger gibi hem adı hem de içimi oldukça ilginç biralar bulunabiliyor.

IMG_5498

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s